El Mukavveme direnme, zulme zalime, empayalizme tüm izimlere ve taguti düzenlere karşı izzetli olabilme. İnsanın kula kulluğu kaldırıp eşi ve benzeri olmayan tek ilaha kul olmaya. Tek ilaha kullukla bütün kulluklardan kurtulmaya. Direnmek sadece kişinin kendisine yapılan zulme direnmek değildir. Direnmek her nerde olursa olsun ırki, dini, dili, mezhebi, rengi velhasıl tüm ayırt edici özellikleri taşısa da bunları göz ardı ederek insan olduğu zulme karşı direnmek. İnsan ancak bu şekilde direnebilirse kamil insan olma yoluna girmiştir. Direnmek sözcüğü daha ziyade sol eğilimli grupların kullandığı kelime olarak akıllarımıza yerleşmiştir. Direnmek aslında islamın özüdür. İlk direniş insanın kendi nefsi ile başlar. Nefsinin islami olmayan isteklerine direnemeyenden başkasının zulmü karşısında direnç beklemek boş olsa gerek. Direnmek yalan söylememeye direnmek, direnmek kimsenin hakkına tecavüz etmemeye direnmek, direnmek şeytani tüm istek ve vesveselere direnmek. Direnmek tüm iş yoğunluğuna rağmen namazı zamanında kılabilmeye direnmek, direnmek Allah'a katışıksız insani kulluk edebilmeye direnmek, direnmek insani değerleri korumaya ve ayakta kalabilmeye direnmek. İnsan ancak direnebilirse ‘’insan’’ olarak kalabilir. Yoksa nefsinin tüm isteklerini boyun eğen, kendi çıkarını tüm değerlerden üstün tutan zalimin zulmüne rıza gösteren, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen , o şucu, burcu diyip zulme rıza gösteren biz biliyoruz ki o insani değerleri yitirmiştir hayvanlardan da aşağı bir duruma düşmüştür.
Böyle birisinin nefes verip alması yaşadığını göstermez. Allah’ın buyurduğu gibi “ sen ölülere bir şey işittirmezsin”. (Neml / 80). Çünkü insanı insan yapan insani erdemlerdir. Bu erdemlerin başında da direnmek gelmektedir. İnsan ancak direndiği ölçüde kamil insan olabilir. Bugün Filistin’li, Afgan’lı, Sudan’lı, Yemen’li, Irak’lı ve daha birçok yerde zulüm varsa biz bunların hepsine birden ve eşit derecede karşı çıkmalıyız. Onların haklarını her platformda dile getirmeliyiz. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm mazlumların yanında zalimlerin karşısında olmalıyız. İmkanımız varsa maddi, bedeni o yoksa sözlü yazılı bunu da yapmıyor isek o zaman dualarımızla onlara destek vererek kalben de olsa onları desteklemeliyiz. Eğer bunu da onlardan esirgersek zalimden bir farkımız kalmaz.
Biz zalimlere direnmeyi mektebimizden öğrenmekteyiz. Bir zulüm varsa ya Hz. Hüseyin gibi zulümle savaşmalıyız ya da Hz. Zeynep gibi hakkı her yerde haykırmalıyız. Bizenecilik yapamayız. Eğer sessiz kalırsak Yezidin safında olmak durumunda kalırız ki Allah muhafaza buyursun.
Direnmek demek sadece sözle de kalmamalı, direnen kimsenin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalı, herkesin kendi çapınca direnişe destek çıkması, onu savunması gerekir. Direniş adına en azından sadaka kutusu yapıp çevremize dağıtabilir, evimize koyabilir ve ayda veya iki ayda bir toplanan paraları zulme uğrayanlara ulaştırabiliriz. Eğer istesek başka çözümlerde bulabiliriz. Çünkü daha kalplerimiz ölmedi üzerimize ölü toprağı serpilmedi, hamdolsun yaşıyoruz. O zaman yaşadığını göster direnişe destek ol. Vesselam