Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

.: Yazarlar :.

 
Aşura Kültürü ve Mahiyeti - 7
31/01/2010 - 13:04

Hizbullah Hakverdi

KERBELA’NIN ‘KAN’ SAHRASINDA ‘SON ÖĞLE NAMAZI’

Mel’un Küfe leşkeri tarafından, Hazret-i Hüseyn (as) ve mazlum eshabının (ra) çadırları yakıldıktan sonra, Ebu Sümame Amr b. Abdullah es-Saidi (ra)’nin öğle namazı vaktinin geldiğini hatırlatması üzerine: “Namazı iyi hatırlattın. Allah seni, namaz kılanlardan ve zikredenlerden kılsın!… Sor bakalım, namaz kılıncaya kadar bize müsaade ederler mi?” diyen Hazret-i Hüseyn (as) ; Küfe ehli bir ara saldırıyı durdurunca şanlı eshabına son olarak öğle namazını salat-ı havf olarak kıldırdı. Ve; tekrar kudurmuş-azgın düşmanların saldırılarıyla karşı karşıya kaldı… (İbn’ül-Esir: 4/72; İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 158-160)

ALİYY’ÜL-EKBER’İN ŞEHADETİ

Hazret-i Hüseyn’in eshabından Süveyd b. Amr’dan başka kimse kalmayınca büyük oğlu Aliyy’ül-Ekber (as) savaş meydanına çıkıp:

“Ben, Ali b. Hüseyn b. Ali’yim!..

Beyt’in Rabbine andolsun ki, biz daha yakınız Peygambere;..

Şimr’den, Şebes’ten ve babası belirsizin oğlundan!…

Vallahi bizim hakkımızda, babası belirsizin oğlu emir ve hüküm veremez! Şeklinde recezler söyliyerek kahramanca savaşırken, Mürre b. Munkiz adındaki bir mel’un tarafından mızraklanıp yere düşürüldü ve Küfeli caniler de üzerine üşüşüp kılıçlarla parça parça ettiler. Derhal başucuna giden Hazret-i Hüseyn (as): “Yavrucuğum! Allah, seni öldüren kavmi öldürsün! Onlar Allah’a karşı ayaklandılar ve Resulullah’a olan saygıyı-hürmeti kaldırdılar. Onlar, Allah’a ve Resulü’ne karşı saygısızlık etmekte ne kadar cesurdurlar. Senden sonra dünyanın ne önemi var? Senden sonra dünya, bana bir toprak yığınıdır!” diyerek, kalbî ve derunî hicrânını terennüm eyledi.

Ve; üç nâzenin oğlunu Kerbela’da şehid verirken metanetini koruyan Hazret-i Zeyneb (as), Aliyy’ül-Ekber’in şehadetini görünce, hemen çadırdan dışarı fırlayarak kendini Aliyy’ül-Ekber’in mübarek na’şının üzerine atarak: “Eyvah!.. Kardeşciğim! Kardeşimin oğlu!…” diye feryad etmeye başlayınca; Hazret-i Hüseyn (as) tarafından zorla kaldırılıp çadıra götürüldü ve diğer evlatlarına: “Haydi, kardeşinizi taşıyınız!” buyurarak, şehid-i mazlum yavrusunun mübarek na’şının, çadırların yanma alınmasını sağladı… (İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 166-167); (Taberî: 6/250-256′dan naklen); (İbn’ül-Esir: 4/76;)

HAZRET-İ HÜSEYN’İN (as), KUCAĞINDA OKLA VURULAN YAVRUSU

“Hazret-i Hüseyn, bir ara küçük yavrusu Abdullah, dizinde ve kucağında olduğu halde oturuyordu. Abdullah, o zaman üç yaşında idi. Küfe leşkerlerinin attıkları oklar Hazret-i Hüseyn’in (as) sağına-soluna, önüne ve arkasına düşüyordu. Ben-i Esed’den bir adam, bir ok atarak Abdullah’ı boğazından vurdu. Hazret-i Hüseyn (as), kanla dolan avuçlarını yere boşalttı. Ve:

“Ey Allah hm! Bize, göklerden yardım etmeyeceksen, hakkımızda ondan daha hayırlısını ihsan et! Şu zalim kişilerden de, bizim intikamımızı al! Ey Allah’ım! Bunlarla ve kavmimizden olanlarla aramızda sen hükmünü ver! Yardım etmek için bizi çağırdılar. Sonra da, tutup bizi öldürüyorlar!…” diyerek, yavrusunun boğazına saplanan oku çekip attıktan sonra, eliyle mübarek kanını silerken de: “Vallahi sen, Allah katında Salih peygamberin devesinden daha şerefli ve kıymetlisin, Muhammed (as) da, Allah katında Salih peygamberden daha üstün ve kıymetlidir!” buyurdu. Sonra, bir bez getirtti ve çocuğu ona sardı. Kılıcını sıyırarak, tekrar çarpışmaya başladı… (Taberî: 6/220, 256-257’den naklen, İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 170-171; ve; Zehebi/Alâm: 3/208′den, İslam Tarihi: 4/195);…

İKİ MAZLUM EHL-İ BEYT YAVRUSU

Hani b. Sübeyt’ül-Hadramî anlatıyor: “… Hüseyn hanedanından tüyü bitmemiş bir çocuk çadırlardan dışarı çıktı. Üzerinde pelerin ve gömlek vardı. Sağa-sola dönüp bakınıyordu. Döndükçe, kulaklarındaki iki incinin sallandığını gördüm. Küfe süvarilerinden bir adam, atını tepip onun yakınına vardı. Atından çocuğa doğru eğilip, onu kılıçla ikiye biçti!…” (İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 172);…

Ehl-i Küfe, Hazret-i Hüseyn’i (as) muhasara altına almış, şehid etmek için saldırılarını yoğunlaştırmışken, ‘Ehl-i Beyt’ten küçük bir çocuk, Hazret-i Hüseyn (as)’ın yanına gelmek istiyor, Hazret-i Zeyneb ise engellemeye çalışıyordu. Neticede çocuk, koşarak Hazret-i Hüseyn’in (as) yanına geldi. Bu sırada Bahr b. Ka’b denen mel’un, Hazret-i Hüseyn’in (as) üzerine kılıçla yürüyünce, çocuk: “Pis, mendeburun oğlu! Amucamı mı öldüreceksin?” diye bağırdı. Mel’un herif de, kılıçla çocuğa saldırdı. Çocuk, eliyle korunmak istedi. Kılıç, çocuğun elini kesti ve eli derisinde sallandı-kaldı. Çocuk: “Aman anneciğim!.. Halacığım!…” diye feryad etti. Hazret-i Hüseyn (as) onu tutup bağrına bastı ve: “Ey kardeşimin oğlu! başına gelene karşı sabret, çünkü Allah, seni sâlih ve tertemiz olan babalarının yanına gönderecek; seni, Resulullah’a (as), Ali b. Ebi Talib’e, Hamza’ya, Cafer’e, ve Hasan b. Ali’ye (as) kavuşturacaktır!” dedi ve Yüce Rabbine (cc) yönelerek, şöyle duâ etti: “Ey Allah’ım! Onlara gökten yağmur yağdırma ve yeryüzünün bereketinden onları mahrum et! Ey Allah’ım! Onları bırakır-yaşatırsan, tefrikalara uğrat, darma-dağın et! Onları bölük pörçük et!; yöneticiler hiçbir zaman onlardan razı olmasın! Çünkü onlar, yardım edeceklerini va’dederek bizi çağırdılar, sonra da, üzerimize yürüdüler ve bizi öldürdüler!…” (Îbn’ül-Esir: 4/78-79; İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 174-175);…

HAZRET-İ HÜSEYN’İN (as), SU İÇECEĞİ SIRADA AĞZINDAN OK İLE VURULMASI

Kerbela Çölü’nün ateşi ile yanıp-kavrulan mübarek ağzını su ile ıslatmaya çalışan Hz.Hüseyn’i (as); habis-mel’un Husayn b. Nümeyr , attığı bir ok ile mübarek ağzından vurmuş ve ağzı kan ile dolmuştu. Hazret-i Hüseyn (as), ağzından akan kanı avuçlayarak semaya attı ve Allah-ü Teala’ya (cc) hamd-ü sena ettikten sonra, ellerini havaya kaldırarak:,

“Allah’ım! Onları derleyip-toplayıp yok eyle! Yeryüzünde onlardan birini sağ bırakma! ” diyerek beddua etti…

Canî-vahşi Küfeli süfeha, Hazret-i Hüseyn ile ev halkının bulunduğu çadırların arasını işgal ederek, Mazlum-u Kerbela’nın (as) ev halkı arasındaki irtibatı tamamen kesince, Hazret-i Hüseyn(as): “Yazıklar olsun sizlere! Sizin dininiz yoksa, siz kıyamet gününden korkmuyorsanız, bari dünya işlerinde hür, asaletli-seçkin kişizadeler gibi olunuz ve öylelerine yaraşan hal ve hareketlerde bulununuz da, ağırlıklarımı ve ev halkımı rezillerinizden ve zır cahillerinizden koruyunuz!” dedi… (İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 172-173; îbn’ül-Esir:4/78);…

HAZRET-İ HÜSEYN’İN ŞEHADETİ

“Sağından ve solundan Hazret-i Hüseyn’in (as) üstüne hamle üstüne hamle yapılıyordu. O, sağındakilere hamle yapıyor, onları dağıtıyordu; daha sonra soldakilere de hamle yapıyor, onları da dağıtıyordu.Oğlu, ailesi ve tüm eshabı öldürülmüş, yara-bere içinde ve aç-susuz eli-kolu kırılmış olduğu halde, onun kadar kendisini üzüntüye kaptırmayan, hareketsiz kalakalmayan ve eşsiz bir cesaretle tek başına ileri atılan bir kişi daha görülmemiştir. Kendisini saran piyade birlikleri, arslan saldırısına uğramış keçi sürüleri gibi sağından ve solundan bozulup darma-dağın oluyordu. Küfe leşkerleri ise, dört tarafını vahşice kuşatmış, her taraftan saldırıyı sürdürüyor, o Yüce Server’i ok-kılıç ve mızrak yağmuruna tutuyor, şehid etme yarışı içerisinde bulunuyorlardı…

İşte, Hazret-i Hüseyn (as), bu feci durumda iken Hazret-i Zeyneb: “Ah! Keşke, gökyüzü yerin üzerine kapanıverseydi!…” diyerek, meydana çıktı ve karşısında Ömer b. Sa’d'ı (Allah’ın sonsuz la’neti onun ve yandaşlarının üzerine olsun!) görünce: “Ey Ömer! Ebu Abdullah, senin gözünün önünde ve sen ona bakıp-dururken böyle öldürülecek mi?…” diye bağırdı. Ömer’in gözleri yaşardı, göz yaşlarını tutamadı, yanakları ve sakalının üzerine aktı!.. (Hayret!…) Ve yüzünü, Hazret-i Zeyneb’den başka tarafa çevirdi…

Hazret-i Hüseyn’in (as) üzerinde ipek bir cübbe bulunuyordu. Başı sarıklıydı ve saçlarını kınalamıştı. Piyade olarak, kahraman atlılar gibi savaşıyordu; atılan oklardan korunuyor, gediklerden faydalanıp fırsatları değerlendiriyor, atlılar üzerine hamleler yapıyor ve şöyle söylüyordu:

“Hep birlikte beni öldürmek için mi bir araya gelmiş bulunuyorsunuz? Vallahi, benden sonra kullarından kimi öldürürseniz, Allah, hiçbir şekilde beni öldürdüğünüz kadar gazaba gelmeyecektir. Vallahi Allah, benden sonra kullarından öldüremeyeceğiniz bir kulu, benim öldürülüşümden dolayı size gazap ettirip-mûsallat edecektir. Allah‘a andolsun ki, sizin bana yaptığınız bu hakaretinize karşı, Allah‘ın bana ikramlarda bulunacağını umuyorum! Siz, nerede olursanız olunuz, haberiniz olmadan Allah, sizden benim intikamımı alacaktır! Vallahi!, siz beni öldürecek olursanız, muhakkak ki Allah, sizin aranıza bir bela verecek; güçlerinizi birbirinizin arasına ve birbirinize karşı koyacak ve birbirinizin kanını akıtacak, bununla da yetinmeyerek acıklı azabını size kat kat artıracaktır!…

Artık, Hazret-i Hüseyn (as) uzun süre hareketsiz ve mecalsiz kalmıştı. Mel’un Şimr b. Zilcevşen’in, Küfe leşkerlerine; “Hay analarınız sizleri yitirsin! Daha ne duruyor, ne bekliyorsunuz? Öldürünüz onu!’’ diye bağırması üzerine;.. Yüce Şehid-i Mazlum’a (as) her yandan saldırılar başlamıştır. Amr b. Halid adındaki mel’unun attığı ok, Hazret-i Hüseyn’in (as) böğrüne saplanmış, Hazret-i Hüseyn (as) onu çıkarıp yabana atmıştır. Müteakiben de, Zür’a b. Şerik denen mel’un ileri atılarak bir kılıç darbesiyle de Hazret-i Hüseyn’in (as) sol elini kesmiş aynı mel’un bir kılıç darbesiyle de Hz. Hüseyn’in omuzunu derinden yaralamış, Hazret-i Hüseyn (as) bu durumuyla bile bu mel’unu bir kılıç darbesiyle yere yıkmıştır. Sinan b. Evs’ün-Nehaî denen canî-habis mel’un dahi, arkadan dolaşarak mızrağını Hz. Hüseyn’in köprücük kemiğinden saplayıp göğsünden çıkarmış, bunun üzerine O Yüce-mübarek Hüseyn (as), yüzünün üzerine düşmüştür…

Bir müddet, Hz. Hüseyn’in (as) nuranî cesedine yaklaşıp başını kesmeye kimse cesaret edemedi. Sinan b. Enes (Evs)’en-Nehaî mel’un, Havelî b. Yezid’e; “Başını kes O’nun!” dedi. Havlî (Havalî) mel’un, bunu yapmak isteyince, elleri titredi, kesemedi. Bunun üzerine, mel’un Sinan atından inerek Aziz Hüseyn-i Şehid’in mübarek başını nuranî bedeninden keserek ayırdı ve Havli b. Yezid’e verdi. Bir rivayete göre ise, bu şenaeti, mel’un Havli’nin kardeşi Şibl b. Yezid icrâ ederek, mübarek Ser-i Hüseynî (as), kardeşi Havli’ye verdi. (Allah’ın, tüm la’net edicilerin sonsuz-hesapsız la’netleri bunların ve tüm benzerlerinin-yandaşlarının üzerlerine olsun!)

Mübarek bedeninde, (ok yaraları hariç olmak üzere) 33 mızrak ve 34 kılıç darbesi bulunan Şehid-i Mazlum Hazret-i Hüseyn’in (as) üzerinde bulunan tüm eşyaları ve elbiseleri, canî-vahşi Küfe şakileri tarafından kapışılıp yağmalandı, her biri bir şeyini alıp-gitti… Aynı yağma ve talanı, hayatta kalmış kadın-çocuk tüm Ehl-i Beyt mensuplarına da icrâ eden Küfe leşkerleri, Hânedan-ı Resuîullah’ın (as) çoluk-çocuğunun ve kadınlarının elbiselerini soyup-yağmalayacak kadar alçalmış ve haysiyetsizleşmiş, böylece; insanlık tarihinin en habis ve en rezil timsâli haline gelmiştir…

Bununla da yetinmeyen caniler, başları kesilmiş bulunan (başta Seyyid’üş-Şüheda Hazret-i Hüseyn (as) olarak, tüm) Kerbela şehidlerinin mübarek cesetleri üzerinde at koşuları yapmış, toprakla karışıp-belirsiz oluncaya kadar atlarla o mübarek şehidlerin cesetlerini çiğnemiş, bununla da; tarihin en vahşi sürüleri payesini almışlardır…

Hicretin altmış birinci yılında ve Muharrem ayının onunda Cum’a günü öğleden sonra 57 yaşında şehid edilen Hazret-i Hüseyn’in (as), 72 eshabı da Kerbela sahrasında şehadet makamına ulaşmıştır. Ki; bunlardan ikisi kendi oğlu, altısı kardeşleri, dördü Hazret-i Hasan’ın oğulları, üçü Abdullah b. Ca’fer’in (Hazret-i Zeyneb’in) oğulları, dördü Müslim b. Akil’in oğulları, biri Akil b. Ebi Talib’in oğlu, biri Abdullah’ul-Ekber b. Akil’in oğlu, biri Ebi Said b. Akil’in oğludur. (Allah’ın sonsuz salat-ü selamı hepsinin üzerlerine olsun!)… (Tafsilat için bakınız; İbn’ül-Esir (Tere): 4/79-81; Taberî. 6/258-260, 261, 270′den ve saireden naklen, İslam Tarihi: 4/198-201 ve ; Kerbela Faciası: 175-183);…

ŞEHİDLERİN MÜBAREK BAŞLARI’NIN KÜFE’YE TAŞINMASI

Hazret-i Hüseyn’in (as) ve o mübarek 72 esbabının (Allah-u Teala (cc)?nın sonsuz selamı üzerlerine olsun!) kesilen başları, Şimr b. Zilcevşen gibi mel’unlardan oluşan habis bir güruhun öncülüğünde, kabilelere (Havazin-Temim-Kindi-Ezdi-Sakif ve Ben-i Esed’e) taksim edilerek, Ömer b. Sa’d tarafından Küfe’ye, îbn-i Ziyad’a (müjdelerle) gönderilmiş, İbn-i Ziyad’ın önüne konulan mübarek şehidlerin başları ile müstekbirâne istihzaya yeltenen İbn-i Ziyad’a, o sırada orada bulunan ünlü sahabelerden Zeyd b. Erkam ve Enes b. Malik itiraz etmiş, “Hazret-i Hüseyn’in ağzını, bizzat Resulullah‘ın öptüğünü gözleriyle gördüklerini, binaenaleyh, onun ağzına asasıyla dürtmemesini..!(?)” söylemişlerdir. (Asl olanın, öyle bir mel’unun sarayında bulunmama olduğunu, indellah en büyük mesuliyetin bu olduğunu bilmiş olsalardı, daha yerinde ve daha isabetli olacağı izahtan varestedir! Zira; tüm tağutlar ve şeytanî güçler, sâlih diye bilinen eşhasın gölgeleri altında habis saltanatlarını sürdürmüş ve zulümlerine meşruiyyet(?) kazandırmaya çalışmışlardır…)….

Hazret-i Hüseyn’in (as) mübarek başını tüm Küfe sokaklarında dolaştırıp teşhir ettiren mel’un İbn-i Ziyad, nihayet tüm şühedânın mübarek başlarını Yezid-i Mel’un’a (Şam’a) göndermiştir… (Bakınız; Ibn’ül-Esir: 4/81-84; Tabakat-ı İbn-i Sa’d: 5/100; Zehebi-Alâm: 3/209; Tarih-i Taberî: 6/262-264′ten naklen, İslam Tarihi: 4/203-204; Kerbela Faciası: 186-188);…

islami davet


334

 

Yorum Ekle

Yazdır
 

YORUMLAR

ZEHRANET

YAZARIN DİĞER YAZILARI

31/01/2010 - 13:04 Aşura Kültürü ve Mahiyeti - 7

03/01/2010 - 20:59 Aşura Kültürü ve Mahiyeti – 6

25/12/2009 - 16:18 Aşura Kültürü ve Mahiyeti 5

18/12/2009 - 22:21 Aşura Kültürü ve Mahiyeti 4

14/12/2009 - 17:48 “Mübahele Ayeti”:

08/12/2009 - 16:22 Aşura Kültürü ve Mahiyeti – 3

21/11/2009 - 22:10 Aşura Kültürü ve Mahiyeti – 2

24/10/2009 - 22:43 Aşura Kültürü ve Mahiyeti – 1

31/05/2009 - 13:51 Aşura’nın, İslam İnkîlabı’nda yankılanan İlâhî mesajı

13/05/2009 - 16:34 İslâm’da Vahdet ve İttihâd
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Irak'ta Seçim Heyecanı/FOTO
Elazığ'da şiddetli deprem! FOTO
İran'da Nevruz Hazırlıkları/FOTO
İmam Hamenei'nin Vahdet Haftası Konuşması/FOTO
"Ümmetin Diğer Liderleri de Ahmedinejad Gibi Olsun"/FOTO
Filistin'in geleceği için Milli-İslami dayanışma konferansı Tahran'da başladı/FOTO
Gasıp İsrail'in kaderi, mağlubiyet ve yok oluştan başka bir şey olmayacak/FOTO
Nasrullah'ı Görünce Şok Oldular(FOTO)
İslami Cihad: İntifada Fiilen Başladı/FOTO
İstanbullular Şehidler Gecesine Koştu/FOTO

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Müstekbirlerin Fitnelerine Karşı Tek Silah (Vahdet)
02/03/2010 - 13:52
EDİTÖR
Selame Ahmed Selame
Nureddin Şirin
Hasan Karakaya
Sibel Eraslan
İbrahim Karagül
Abdulbari Atwan
Nazlı ılıcak
Mehmet Altan
Merziye Elektrik
Muhammed Sadık El Huseyni
Ahmet Varol
Nuriye Akman
Fikret Ertan
Hamit Turan
Y.Ziya T.Yılmaz
Nuray Mert
Bijan Necefi
Arzu Erdoğral
Mehmet Nedim Aslan
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

 
En Çok Okunanlar
Hizbullah:Silahsızlanma Lübnan’ın hayrına değildir

Somali barışı unuttu

Obama’ya BM’den adaletsizlik tepkisi

Musa: Filistinliler Siyonistler ile görüşmelere katılmıyor

En Çok Yorumlananlar
Somali barışı unuttu

Hizbullah:Silahsızlanma Lübnan’ın hayrına değildir

Pakistan’ın güvenliği nereye gidiyor?

Obama’ya BM’den adaletsizlik tepkisi

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Civciv-1

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Tevessül Duası

Civciv-2

 

Zehranet.Com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. 
Tüm Hakları Saklıdır © 2009  İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama : Network