Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

ÖRNEK KADINLAR 17/03/2007 / 15:25

Hz. Musa'nın Annesi ve Kızkardeşi

Kâhinler Firavn'a "Mısır'da yaygın bir halde yaşayan Yakuboğulları soyundan birisi çıkıp senin saltanatına son verecek ve seni öldürecek... Hayatın onun elinde! demişlerdi. Bunun üzerine Firavn, kadın-erkek bütün casus ve ispiyoncularına; o devirler Allah'a inanan bir kavim olan İsrailoğullarının kadınlarını dikkatle izlemelerini, hamile olmaları halinde karınlarını deşerek bebeği dışarıya çıkarmalarını ve eğer bebek erkekse derhal parçalayıp öldürmelerini emretti.

Hz. Yusuf zamanından beri Mısır'da yerleşen ve şimdi sayıca halkın önemli bir kesimini oluşturan Yakuboğulları -peygamber Hz. Yakub'un neslinin -büyüklerinden olan İmran'ın karısı (Hz. Musa'nın annesi) Musa'ya gebeydi şimdi... Allah Tealâ’nın onun bebeğini ileride peygamberlik makamına ulaştırıp insanların hidayetiyle görevlendirmeyi takdir ettiğinden, bebeğini doğurduğu güne kadar onun hamile olduğunu kimse fark edemedi. Ancak, doğumdan sonra, Firavn'ın cellat ruhlu casuslarının onun doğum yaptığını öğrenmeleri halinde bebeğinin başına gelecekleri kara kara düşünmeye başladı:

"İşte tam o sırada Allah Tealâ Musa'nın annesine "Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan, bu durumda onu suya bırak, korkma ve hüzne kapılma, çünkü onu biz sana tekrar geri vereceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye vahyetti." [1]

Musa'nın annesinin perişan yüreğine bir nur demeti gibi ışıyan bu gaybî ilham onu Allah Tealâ'nın lütuf ve kereminden ümidvar kılarak bebeğini mutlaka Allah'ın koruyacağı hususunda yakin bulmasına ve O'nun lütfünden emin olmasına yol açtı. Bu cihetle, bebeğini bir sandığın içine koyarak sandığı iyice kapattı ve geç kalır da bebeği, Firavn'ın memurlarının eline düşer ve diğer bebeklerin feci akıbetine uğrar korkusuyla daha fazla beklemeyip sandığı Nil'e bıraktı. Minik yavrusunu Allah'ın lütfüne ve keremine ısmarlamıştı.

Bu hadise tam sabahın ilk vakitlerinde, şafak vakti gerçekleşiyordu. Musa'nın kız kardeşi Meryem de annesiyle birlikteydi. Günün ışımaya yüz tuttuğu o hüzünlü lâhzada ana-kız gözlerini bir an olsun sandıktan ayırmıyor, Nil'in sularına bata-çıka gömülerek yuvarlanıp giden; kâh batıp kâh su yüzüne çıkan bu sandıktaki masum yavrucağın akıbetinin ne olacağını düşünüyorlardı

Musa'nın annesi, o sırada Firavn'ın memurlarının Nil'e atlayarak sandığı alıp götürdüklerini gördü. Sandıktaki çocuğun günün birinde onların düşmanı olacağını, onları ummadıkları elemlere boğacağını bilmeden hem de!

Evet... Firavn'la veziri Hâmân ve onların askerleri pek büyük bir yanılgıya düştüler!

Musa'nın annesi, gözünün nuru, henüz doğurduğu biricik yavrusunu Nil nehrine bırakınca bütün benliği yavrusunun hasretiyle yanıp kavruldu. Bebeğinden başka bir düşünce kalmamıştı zihninde. Var gücüyle haykırmak ve doyasıya bağrına dahi basamadığı yavrusunu Nil'in sularına bıraktığını herkese söylemek istiyordu. Fakat, imanını yitirmemesi için Allah Tealâ ona sabır verip yüreğini yatıştırdı. [2]

Âsiye yıllardır bu taşyürekli zalim adamla yaşıyordu; fakat bu süre zarfında ondan çocuk sahibi olmamış bulunması da sevindirici bir şeydi. Bu iffetli, dürüst ve mert kadın, sarayında oturduğu sırada Nil üzerinde bir sandığın batıp çıktığını görmüştü. Firavn'ın sarayı Nil'in kenarındaydı. Âsiye, özel odasından, Nil nehrini rahatça görebiliyor, Nehrin üzerindeki geliş gidişleri kolayca müşahede edebiliyordu. Sulara batıp çıkan sandığı görür görmez merakla adamlarını çağırıp sabahın o erken saatlerinde suya girmelerini ve o sandığı derhal kendisine getirmelerini emretti.

Bu Allah'ın bir lütfuydu...

Evet, O'nun sonsuz lütuf ve keremi tıpkı bir gölge gibi Musa'yı takip etmiş ve onu sandıktan çıkarması için Âsiye'nin yüreğini merak ilhamına boğmuştu...

O sırada kızıyla birlikte sandığı dikkatle izleyen Musa'nın annesi, saray muhafızlarının sandığı sudan alıp götürdüklerini görünce telaşla kızına dönüp: "Git onu izle!" dedi, "Bebeğin başına gelenleri öğrenmeye çalış." [3]

Musa'nın kız kardeşi, annesinden ayrılarak onlara sezdirmeden Firavn'ın memurlarını izlemeye başladı; onların bütün hareketlerini kolayca izleyebileceği şekilde kendilerine yaklaşmış, bir şeylerle meşgulmüş gibi davranmıştı. Memurlar sandıkta ne olduğunu bilmedikleri gibi, o kızın bu civarda ne yaptığını ve aklından neler geçirdiğini de bilemiyorlardı.

Sandığı alıp saraya götürdüklerini gören Musa'nın kız kardeşi, minik kardeşinin başına gelecekleri öğrenebilmek için ne pahasına olursa olsun saraya girmenin yollarını aramaya başladı.

Görevliler, sandığı Âsiye'nin odasına getirerek onun huzurunda açtılar. Her görenin yüreğinde muhabbet ve sevgi duyguları uyandıracak güzel ve pek sevimli bir oğlan çocuğuydu bu. Gözlerinin içi gülüyordu...

Bu sırada Firavn da karısı Âsiye'nın yanında oturmuş, olanları merakla izlemedeydi.

Firavn'ın karısı bebeği görür görmez bunun, Firavn'nın zulmünden korkan zavallı bir annenin aklına gelen son kurtuluş çaresi olduğunu ve Firavn'ın cellatlarının eline geçmemesi için işi Allah'ın takdirine bırakıp yavrusunu Nil'un sularına attığını anlamış ve bundan fevkalâde müteessir olmuştu. Bebeğin canını kurtarabilmek için Firavn'a "Pek sevimli ve şirin bir bebek bu!" dedi, "Benim ve senin gözümüzün nuru, yuvamızın neşe ve mutluluk kaynağı olur... Onu öldürmeyin. Evlat ediniriz. Bizim için çok iyi olur belki de... Hem, belki de onu evlatlık olarak almamız gerekiyordu! [4]

Evet, Âsiye böyle demekteydi. Fakat gerçekte olup bitenlerin asıl mahiyetini oradaki hiç kimse bilmiyordu!

Firavn da onca ilahlık iddiasında bulunuyor olmasına rağmen; nihayet her insan gibi o da sınırlı ve kusurlu olduğundan kendisi için ne kadar tehlikeli olacağının farkına daha varmaksızın eşinin isteğine boyun eğerek çocuğun sarayda kalmasına ve bizzat kraliçe Âsiye'nin şahsi bakım ve eğitimi altında yetişmesine razı oldu!

Âsiye, bebeği emzirecek bir dadı bulunmasını istedi. Fakat Musa, saraya getirilen hiçbir kadının sütünü emmiyordu!

"Allah Tealâ Musa'ya diğer kadınların sütünü emmeyi haram kılmıştı. Âsiye, Musa'nın hiçbir dadının sütünü emmeyişi karşısında ne yapacağını şaşırmış ve üzüntüye boğulmuşken, o sırada Musa'nın kız kardeşi çıkageldi ve "Bu çocuğu emzirecek ve istediğiniz gibi en iyi şekilde onun bakımını üstlenecek bir aileyi size tanıtmamı istemez misiniz?" dedi. [5]

Âsiye ve Firavn, genç kızın teklifini kabul ederek bir de o kadının gelip bebeği emzirmeye çalışmasını istediler. Belki bu defa çocuk verilen sütü emerdi, kim bilir? Musa'nın kız kardeşi annesinin yanına dönerek, bebeği sandıktan çıkardıklarını, fakat hiçbir kadının sütünü emmeye yanaşmadığını söyledi ve "Ben de seni tavsiye ettim, gidelim bakalım ne olacak..." dedi. Saraya vardılar. Musa'nın annesi göğsünü bebeğe uzatır uzatmak çocuk süt emmeye başladı!

Bebeğin sadece bu kadının sütünü emdiğini gören Âsiye, Musa'nın annesiyle kız kardeşine her gün saraya gelmelerini ve Firavn'ın evlatlık olarak kabul etmiş olduğu bu çocuğu emzirip bakımıyla uğraşmalarını söyledi:

"Böylelikle, gözünün aydın olması, hüzne kapılmaması ve gerçekten Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilmesi için onu annesine geri vermiş olduk. Ancak, onların çoğu bilmezler."Kasas Sûresi: 13

Firavn'ın korkusuyla annesinin onu Nil nehrine bırakıp Allah'ın lütuf ve keremine ısmarladığı minik Musa; Mısır'ın görkemli sarayında ve kendi annesinin sütüyle, onun kucağında yetişip büyüdü ve günün birinde bir hadise sırasında kasıtlı olmaksızın Firavn'ın memurlarından birini öldürünce şehri terk edip çöle kaçmak zorunda kaldı. Böylece Musa, Sina çölünü tek başına aşarak Medyen şehrine gelip daha sonra etraflıca anlatacağımız üzere Hz. Şuayb peygamberin damadı olmuş ve peygamberlikle görevlendirildiği 11 yıldan sonra, 28 yaşındayken, Firavn ve Mısır halkını hidayete davet gayesiyle Mısır'a gitmekle vazifelendirilmiştir. Böylece orada hem annesi ve kardeşi Hârun'u görebilecek, hem de ilâhi vazifesini gereğince yerine getirecekti.

 



[1] Kasas Sûresi: 7

[2] Kasas Sûresi: 10

[3] Kasas Sûresi: 11

[4] Kasas Sûresi: 9

[5] Kasas Sûresi: 12

Bu yazı 4489 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 2 Yorum Yapılmış

olcay 30-04-2009, 21:21:44
pahabiçilmez anlatım
bilmediklerimizianmakveöğrenmek fevkalede
ece 18-06-2008, 13:21:48
çok güzeldi

Yorumların tamamı için tıklayınız.

Kategorideki Diğer Haberler

29/09/2009 - 14:37 Maşite Hatun Ve Eşi, Harbil

16/01/2009 - 19:45 Fatıma Bintü’l-Hüseyin (sa)

24/12/2008 - 23:49 Hidayet Meş'alesi Ümm-ü Esved

05/11/2008 - 13:55 Efendimizin Sütannesi

27/10/2008 - 20:24 İzzet timsali Umre kızı Sude

11/10/2008 - 14:42 Kerbela Aslanının Annesi

16/04/2008 - 15:54 Amr Bin Ceruh'un Eşi Hinde nin Sabrı Ve Şükrü

27/05/2007 - 14:29 Savaşçı Ve Muhaddis Bir Kadın, Ümeyme

06/05/2007 - 00:00 Nesibe Hatun

08/04/2007 - 17:51 Ümmü Gülsüm

17/03/2007 - 15:25 Hz. Musa'nın Annesi ve Kızkardeşi

12/02/2007 - 01:09 Ümmü Eymen

15/01/2007 - 22:32 Ümmü Vehep

21/12/2006 - 02:18 ÖNCÜ

27/11/2006 - 00:30 Masume validemiz

27/11/2006 - 00:26 Sare validemiz

27/11/2006 - 00:23 Nergis validemiz

26/11/2006 - 23:15 Hacer validemiz

26/11/2006 - 23:08 Esma validemiz

26/11/2006 - 23:05 Buna validemiz

26/11/2006 - 22:58 Fatıma bint-i Esed

26/11/2006 - 22:45 Amine validemiz

26/11/2006 - 22:09 Subeyke Validemiz

26/11/2006 - 22:00 Hz. Zeyneb (a.s.)

26/11/2006 - 21:56 Hz. Asiye

16/11/2006 - 21:54 Hz. Meryem ve Annesi

16/11/2006 - 21:54 Büyük İslam Kadını Hazret-i Hatice
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Ümmetin Erkekleri Nerede?
Gates, İran İçin Suud Desteği Bekliyor/FOTO
Irak'ta Seçim Heyecanı/FOTO
Elazığ'da şiddetli deprem! FOTO
İran'da Nevruz Hazırlıkları/FOTO
İmam Hamenei'nin Vahdet Haftası Konuşması/FOTO
"Ümmetin Diğer Liderleri de Ahmedinejad Gibi Olsun"/FOTO
Filistin'in geleceği için Milli-İslami dayanışma konferansı Tahran'da başladı/FOTO
Gasıp İsrail'in kaderi, mağlubiyet ve yok oluştan başka bir şey olmayacak/FOTO
Nasrullah'ı Görünce Şok Oldular(FOTO)

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Müstekbirlerin Fitnelerine Karşı Tek Silah (Vahdet)
02/03/2010 - 13:52
EDİTÖR
Selame Ahmed Selame
Nureddin Şirin
Hasan Karakaya
Sibel Eraslan
İbrahim Karagül
Abdulbari Atwan
Nazlı ılıcak
Mehmet Altan
Merziye Elektrik
Muhammed Sadık El Huseyni
Ahmet Varol
Nuriye Akman
Fikret Ertan
Hamit Turan
Y.Ziya T.Yılmaz
Nuray Mert
Bijan Necefi
Arzu Erdoğral
Mehmet Nedim Aslan
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

 
En Çok Okunanlar
Hasan Nasrallah-Şeyh Nabulsi görüşmesi

Öcalan: PKK şiddet olaylarını bitirmeye hazır

Taliban:Kandahar saldırısı bir mesajdı

Fas, ülkesindeki misyonerleri kovuyor

En Çok Yorumlananlar
Taliban:Kandahar saldırısı bir mesajdı

İsrail’den Perşembe’ye kadar el-Aksa yasağı

Allavi Kerkük’te lider

Öcalan: PKK şiddet olaylarını bitirmeye hazır

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Civciv-1

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Tevessül Duası

Civciv-2

 

Zehranet.Com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. 
Tüm Hakları Saklıdır © 2009  İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama : Network