Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

GENÇLİK DÜNYASI 03/11/2009 / 19:31

Gerçek kulların özellikleri (2)

Sabır.

 

Bir önceki yazıda Allah’ın has kullarının özelliklerinin birincisi  yani tevazulu ve alçakgönüllü olmayı rivayetler ışığında açıklanmaya çalıştım. Bu yazıda ise Furkan suresinde açıklanan Allah’ın has kullarının ikinci özelliğini, yani sabırlı olmayı açıklamak istiyorum.

Yüce Allah şöyle buyuruyor: Rahmân'ın(has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);[1]

Kendini koruma içgüdüsü bütün insanları, gelen tehlikelere karşı benzer bir saldırıyla tepki göstermeğe itiyor, ancak yapıcı bir ruha sahip olan insanlar bu yöntem yerine yapıcı bir yol izliyorlar ve kendilerine saldıran kişiye saldırmak yerine ona iyi davranarak bu yanlışını ona hatırlatıyor ve onu bu yanlıştan uzaklaştırıyorlar.

Yukarıdaki ayette de açıkça görüldüğü üzere Allah’ın has kulları onlara sözlü veya fiili  saldırıda bulunan bilgisiz ve cahil insanlara karşı sabır gösterip bu vesileyle onların doğruya yönelmelerine yardımcı oluyorlar.

İslam ahlakı, insanları her zaman akıl çizgisinde hareket etmeğe davet ediyor ve duygulara kapılıp yanlışlara düşmekten sakındırıyor.

“O bana sözlü saldırıda bulundu öyleyse ben ona daha beterini yapayım” mantığı İslam ahlakından çok uzak bir düşüncedir.

Ancak bunu da söylemek gerekiyor ki bilgisiz cahil insanların sözlü saldırılarına aldırmamanın anlamı onlara yakınlık göstermek değildir zira bu ilgisizlik aynı zamanda bir tür itirazdır ve birçok yapıcı mesaj içeriyor.

Burada aklınıza şöyle bir soru gelmiş olabilir: Durum böyle ise peki neden kuranı kerim ve hadislerimiz, gelen saldırılara karşılık vermemizi ve benzer bir saldırıda bulunmamızı  emrediyor? Bu bir tür çelişki değil mi? Örneğin yüce Allah kuranda şöyle buyuruyor: Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah muttakîlerle beraberdir.[2]

Bu soruya şöyle bir yanıt verebiliriz: Bize sözlü veya fiili saldırıda bulunan kişiler iki türdürler. Birinci tür, bilinçli ve programlı bir şekilde saldıran kişilerdir. Bu tür kişilere karşı koymak ve onlara benzer bir şekilde saldırmak, yapılması gereken en doğru seçenektir.

İkinci tür ise bilinçsiz ve cahil saldırganlardır. Bu tür saldırganlara karşı yapılabilen en doğru davranış tarzı, sabırlı olmak ve ilgisizlik göstermektir.

Yukarıdaki ayette zikredilen kişiler ise İslam düşmanları ve bilinçli bir şekilde İslam’a saldıran kişilerdir, yani birinci grup saldırganlar.

Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor: En merhametli kişi, bilgisiz cahil insanlardan uzak duran kişidir.

Bu hadisi şeriften de anlaşılacağı üzere bilgisizlik üzere sözlü saldırıda bulunan kişilere benzer bir şekilde karşılık vermemek ve affedici olmak, kişideki insan sevgisinin bir göstergesidir.

Peygamber efendimizin hayatına baktığımızda, kendisine yapılan sözlü ve fiili bu tür saldırılara karşılık vermediğini ve hatta bir adım ileri atarak bu kötülüklere karşın iyilikle yanıt verdiğini görüyoruz.

Peygamber efendimizin bu davranışı ve bu insancıl yaklaşımı çoğu zaman bu bilgisiz insanların vicdanlarını uyandırmaya yetmiştir ve onların hidayet bulmalarına sebep olmuştur.

 

Kuranda Sabır.

Kuranı kerimde sabır ve hilm kelimelerinin yanı sıra bu özelliğin ifadesi için “gazap duygusunu yatıştırmak” ifadesi de kullanılmıştır, ancak kullanılan ifade ne olursa olsun asıl kastedilen anlam, duygulara hakim olmak ve aklın verdiği hüküm çerçevesinde hareket etmektir.

Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: Sabretmenin en iyi hali, gazap’ı yatıştırmaktır.

Gazap duygusunu yatıştırmanın, aslında bir tür sabır olduğunu bu hadise bakarak söyleyebiliriz.

“Halim” sözcüğü “sabır” sıfatına sahip olmanın ifadesi için kuranda on beş defa kullanılmıştır ve bu kullanımların on biri yüce Allah’ın “halim” sıfatını açıklamak için gerçekleşmiştir. Diğer dört kullanımda ise hz İbrahim, hz İsmail ve hz Şuayb gibi büyük peygamberler için kullanılmıştır.

“gazap’ı yatıştırmak” özelliği ise müminlerin bir özelliği olarak kuranda yer etmiştir.

Yüce Allah şöyle buyuruyor: O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler.[3]

Büyük dilbilimci Ragip İsfahani, “Elmufredat” adlı değerli eserinde “hilm” sözcüğünü şöyle tanımlıyor: Hilm, kişinin, kendisini, gazap duygusunun getirdiği hareketlilikten korumasıdır.

Hilm ve sabır özelliğinin asıl kaynağı ve güç aldığı yer akıldır. Bu nedenle de bazı hadislerimizde hilm ve sabır sözcükleri yerine bu anlamın ifadesi için “akıl” sözcüğü kullanılmıştır.

Hz Ali şöyle buyuruyor: Akıl kişinin en samimi arkadaşıdır ve hilm onun veziridir.

Diğer bir yerde ise şöyle buyuruyor: Hilm, akıldan kaynaklanan bir aydınlıktır.

Hadis kaynaklarımızda sabırlı olmaya büyük bir yer verilmesi, bazen insanları yanlış yerlerde sabır göstermeğe itebilir. örneğin bize yapılan bilinçli bir haksızlığa sessiz kalmamız veya başka birisine yapılan bir zulmü görmezlikten gelmemiz asla sabır olarak kabul edilemez. zira sabır akıldan kaynaklanıyor ve yapıcı bir davranıştır, oysa bilinçli yapılan haksızlıklara sessiz kalmak aklın sakıncalı bulduğu yıkıcı bir davranıştır.

Bilinçli olarak yapılan haksızlıklara sessiz kalmak çoğu zaman haksızlık yapan kişileri cesaretlendiriyor ve daha fazla haksızlık yapmalarına olanak sağlıyor.

 

Kuran ışığında sabrın değeri.

Kuranda söz ettiğimiz ayetin yanı sıra diğer birkaç ayette de sabır konusuna yer verilmiştir. Örneğin yüce Allah, Fussilet suresinin 34. ayetinde şöyle buyuruyor: İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.[4]

Yüce Allah bu ayetle sabırlı olmanın önemli bir özelliğini insanlara hatırlatıyor. Sabır, düşmanlıkları giderip yerine dostlukları yerleştiren bir unsur olarak Allah’ın kelamında yer etmiştir ve bu vesileyle de mutlu bir hayat isteyen insanların hayatlarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiği hatırlatılmıştır.

İmam Sadık (as) Hafs ismindeki bir öğrencisine şöyle buyuruyor: Sabrı hiçbir yerde elden bırakma. Yüce Allah, Muhammed’i (sav) peygamberliğe seçti ve sabırlı olmasını emretti. Daha sonra imam (as) yukarıdaki ayeti[5] tilavet ettikten sonra şöyle buyurmuşlardır: Peygamber efendimiz sabırla çok yüce makamlara erişti.

Şeyh Saduk, Emali kitabında şöyle bir rivayet nakletmiştir: Bir kişi peygamber efendimizin yanına gelip şöyle dedi: Ey Allahın Resulü, akrabalarıma sürekli iyilik yapıyorum ama onlar bana kötülük yapıyorlar, ben onlarla akrabalık ziyaretlerinde bulunuyorum ama onlar akrabalık bağlarını benimle kesmeğe çalışıyorlar.

Peygamber efendimiz bu kişiye, cevap olarak yukarıdaki ayeti okuyorlar ve sabrederek kötülükleri iyilikle yanıtlamasını istiyorlar. Peygamber efendimizin bu sözleri üzerine o şahıs sabırla ilgili çok güzel bir şiir okuyunca peygamber efendimiz bu şiirleri överek şöyle buyuruyorlar: Şiirlerin bir bölümü hikmetli sözlerdir, bir bölümü ise sihir gibi etkilidir.

Daha önce de değindiğimiz gibi kuranı kerimin on bir ayetinde yüce Allah, “Halim” sıfatıyla anılmıştır. Dolayısıyla tam anlamıyla sabırlı olan insanların aslında bu şekilde Allah’ın bu sıfatına mahzar olduklarını ve bu vesileyle diğer insanlardan daha çok Allah’a yakınlık kazandıklarını söyleyebiliriz.

Yüce Allah kuranı kerimde hz İbrahim’i sabır özelliğiyle överek şöyle buyurmuştur: İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini Allah'a vermiş biri idi.[6]

Diğer bir yerde ise hz İbrahim’e sabırlı bir evlat müjdesi verdiğini şöyle anlatıyor: Biz de ona, hilm sahibi bir oğul müjdeledik.[7]

Hz İbrahim ve hz İsmail gibi, birçok önemli değere sahip olan iki değerli zatın, sahip oldukları bütün özelliklerinin içinden sadece sabır özelliğine bu ayetlerde yer verilmesi aslıda sabır özelliğinin önemini anlatmak için yeterlidir ancak yine de sabırlı olmanın önemini anlatan çok önemli bir ayete değinmeden geçemiyeceğim.

Yüce Allah peygamberine hitaben şöyle buyuruyor: O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.[8]

Peygamber efendimiz ve Ehl-i Beyit (as)ın hayat tarzlarına ve buyruklarına baktığımızda bu yüce insanların her zaman insanları sözleri ve yaptıklarıyla sabırlı olmaya davet ettiklerini görüyoruz.

Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: İlmin kemali sabırdır ve sabrın kemali çokça affetmek ve gazap’a hakim olmaktır.

Diğer bir yerde ise şöyle buyuruyor: Sabır insanın güzelliğidir. Senin değerin edebinle ölçülür öyleyse kendini sabırla güzelleştir.

Başka bir yerde ise şöyle buyuruyor: Sabır, gazabın ateşini söndürüyor ama sertlik gazabın ateşini yükseltiyor.

İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: Sabır, yüce Allah’ın (insanlara sunduğu) meşalesidir.

 

Sabrın etkileri.

Sabrın etkilerinden birisi affetmektir. Affetmek özelliği yiğit insanların bir özelliğidir ve insanların arasındaki dostluğu en çok pekiştiren unsurlardan birisidir. Sabırlı olmayan bir insan ise kesinlikle affedici olamaz.

Yüce Allah’ın sıfatlarından birisi affetmektir. Hz Ali bir konuşmasının başında yüce Allah’ı hamdederken şöyle buyuruyor: Hamd olsun sabrı büyük olan ve çokça affeden Allah’a.

Sabrın diğer bir özelliği ise dostlukları pekiştirmesidir. Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: Aklı kıt insanları affetmek yardımcıları çoğaltır.

Diğer bir yerde ise şöyle buyuruyor: Sabır, aşirettir.

Yani aşiret sahibi bir insan, zor anlarında birçok yardımcı bulabildiği gibi sabırlı insan da aynı şekilde zor anlarında sıkıntısını gidermek için kendisine yardım edecek birçok yardımcı bulabilir.

Sabırlı olmanın diğer bir özelliği ise zamanla kişide büyük irade ve azim oluşmasına yol açmasıdır.

Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: Sabırlı ve soğukkanlı olmak gayretle sonuçlanan ikilidirler.

Sabırlı olmanın diğer bir özelliği ise izzetli ve onurlu olmaya yol açmasıdır. Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: Sabır gibi büyük bir izzet yoktur.

Sabrın doğurduğu diğer bir özellik ise aşırılıklardan uzaklaşmaktır. Hz Ali (as) şöyle buyuruyor: Sabırlı olan kişi aşırılıklardan uzak duruyor ve (dolayısıyla) insanların içinde mutluca yaşıyor.

Enes Bin Malik şöyle rivayet ediyor: Peygamber efendimizin yanında idim, peygamber efendimiz kenarları çok sert bir kumaşla dikilmiş olan abasını omuzlarına atmış idi. Bu esnada bir Arap geldi ve peygamberin abasını tutup hızla çekti, öyle ki abanın kenarı peygamberin boynunu kanattı. Daha sonra ise utanmadan peygambere şöyle seslendi: Ey Muhammed yanındaki Allah’ın malından bu iki deveme yükle de götüreyim, bu mallar ne senin ne de babanın malı değildir.

Peygamber efendimiz biraz sessiz kaldı ve hiçbir şey söylemedi, daha sonra şöyle buyurdu: Bu mallar Allah’ın malıdır ve ben de Allah’ın kuluyum. Sonra Arap’a dönerek şöyle buyurdular: Bana yaptığının aynısını sana yapmamı ister misin?

Arap: Hayır.

Peygamber efendimiz: Neden?

Arap: Çünkü sen kötülüğü iyilikle yanıtlıyorsun.

Bu söz üzerine peygamber efendimiz gülümsedi ve develerin birisine arpa diğerine ise hurma yüklenmesini emretti.

Peygamber efendimizin güç sahibi olduğu bir dönemde bir insanın böyle bir davranışta bulunabilme cesareti göstermesi ve hiçbir zarar görmeden evine dönmesi peygamber efendimizin insanlarda bıraktığı hoş intiba’ı gösteriyor.

Mekke fethinde müşriklerin birçoğu artık sonlarının geldiğini ve kısa bir süre sonra çok feci bir şekilde öldürüleceklerini düşünüyorlardı ancak peygamber efendimiz şöyle buyurdular: Gidin, serbestsiniz.

Diğer bir rivayette ise şöyle nakledilmiştir: Peygamber efendimiz Mekke müşriklerine şöyle sordu: Ne yapmamı beklersiniz? Müşrikler, onun yüce bir aileden geldiğini, dolayısıyla da onlara acımasını ve canlarını bağışlamasını beklediklerini dile getirince peygamber efendimiz şöyle buyurdular: Yusuf’un, kardeşlerine söylediği sözü bugün ben size söylüyorum. Sizi kınamıyorum, gidin, serbestsiniz.

Hadis kaynaklarında hz Aliyle ilgili bir olay şöyle nakledilmiştir: Hz Ali (as) hilafet döneminde bir gün insanlara hitaben şöyle buyurdu: Bütün sorularınızı bana sorun, arşın altı ile ilgili bütün sorularınızı yanıtlayacağım, ve bilin ki benden sonra böyle bir iddiayı ancak yalancı birisi söyleyebilir. Bunun üzerine boynuna kitap asılı uzun boylu bir Yahudi asıllı Arap kalktı ve yüksek sesle hz Ali’ye hitaben şöyle söyledi: Ey bilmediği şeyi iddia eden kişi, ey boş yere kendisini diğer insanlardan öne atan kişi, şimdi sana cevaplayamayacağın sorular soracağım.

Bu sözleri duyan hz Ali’nin yarenleri o kişiye saldırmak isteyince hz Ali onları engelledi ve şöyle buyurdu: Sakin olun, onu rahat bırakın ve öfkeyi kendinizden uzaklaştırın, bu tür işlerle Allah’ın delilleri insanlara açıklanamaz ve bu işlerle Allah’ın burhanları açıklık kazanamaz.

Daha sonra büyük bir metanetle o şahısa dönerek şöyle buyurdular: Bütün sorularını sor.

Bütün sorularını birbiri ardına sorup ikna edici cevaplarla karşılaşan kişi ise söylediklerine pişman olduğunu dile getirip hz Ali’den özür diledi ve hz Ali’nin ilmi ve yiğitliği hakkında bir şiir söyledi.

Hz Ali hakkında şöyle nekledilmiştir: Bir gün bir kişi hz Ali’nin kölesi “Gamber’e” küfretti ve Gamber, ona, benzer bir şekilde yanıt vermek isteyince hz Ali Gamberi bu işten alı koyarak şöyle buyurdu: Sakin ol Gamber, sana küfredene ilgisizlik göstererek onu kendi haline bırak ve bu şekilde Allah’ı sevindirip şeytanı üz. Tohumu yarıp içinden bitki çıkaran ve insanı yaratan Allah’a and olsun ki müminler, sabır gibi hiçbir amelle Allah’ın rızasını kazanamazlar ve hiçbir şey şeytanı, insanın sabır göstermesi kadar rahatsız edemez. Bunu bil ki aklı kıt insanlar, sessizlik kadar hiçbir şeyle cezalandırılmazlar.

Hz Ali’nin yemin ederek bu olaya vurgu yapması sabrın önemini ayrıca insanlara hatırlatıyor.

Hz Ali (as) takvalı insanların özelliklerini söylerken şöyle buyuruyor: Onlar sabırlı ve bilgin insanlardırlar.

Diğer bir yerde ise şöyle buyuruyor: Onlar sabırla ilimi birleştiriyorlar.

Hz Ali (as) döneminde İslam ordularının komutanlığını yapan Malik’i Eşter bir gün pazardan geçerken kendisini tanımayan birisinin hakaretine uğrar. Şöyle ki serseri birisi ona çöp atıp gülmeye başlar. Ancak Malik’i Eşter bu çirkin davranışa hiçbir tepki göstermeden oradan uzaklaşıp camiye gider. Bu davranışta bulunan kişi ise kime hakaret ettiğini anlayınca özür dilemek için kendisinin peşinden gidip camide Malik’i bulur. Malikin ayağına kapılıp özür dileyen kişiye ise malik şöyle der: Allah’a and olsun ki sadece senin hidayet bulman için dua etmek üzere camiye geldim.

Bu davranışları benimseyip hayat prensibi haline getirmemiz umuduyla.

 

 

 

Çeviri/Zehranet.



[1] - Furkan 63.

[2] - Bakara 194.

[3] - Al-i imran 134.

[4] - Fussilet 34.

[5] - Fussilet 34.

[6] - Hud 75.

[7] - Saffat 31.

[8] - Al-i imran 159.

Bu yazı 299 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Henüz Yorum Yapılmamış

Kategorideki Diğer Haberler

05/03/2010 - 15:35 İşgal Askerlerinin Aksa’yı Basmalarıyla Çıkan Çatışmada 35 Filistinli Yaralandı

25/02/2010 - 14:42 Kız Erkek Arkadaşlığı(1)

25/02/2010 - 14:20 Başarısız kişilikler ve özellikleri

09/12/2009 - 00:01 İslam ve İtidal (3)

08/12/2009 - 23:42 İslam ve İtidal (2)

08/12/2009 - 23:36 İslam ve İtidal (1)

04/12/2009 - 19:27 Müminlerin Emiri Hz. Ali

04/12/2009 - 19:18 İmam Ali ve Namaz

03/11/2009 - 21:46 Gerçek kulların özellikleri (1)

03/11/2009 - 19:31 Gerçek kulların özellikleri (2)

03/11/2009 - 19:16 Gerçek kulların özellikleri (3)

03/11/2009 - 18:50 Gerçek kulların özellikleri (4)

29/09/2009 - 14:22 Çağdaşlık Ve Dindarlık (2)

29/09/2009 - 14:05 Çağdaşlık Ve Dindarlık (1)

09/09/2009 - 22:34 Anne Ve Baba

03/09/2009 - 15:10 İnsanoğlunun Yaratılış Sebebi Nedir?

03/09/2009 - 13:56 Güzel Bir Namaz Hatırası

01/09/2009 - 17:06 Namazın Ferdi Etkileri

27/08/2009 - 18:09 Allah’a Şükür

20/08/2009 - 20:31 Çağdaşlık Ve Dindarlık (1)

10/07/2009 - 12:22 İsrail Oğullarının Öyküsünden Alınacak Dersler

07/06/2009 - 00:28 Tezkiyeyi nefs simgesi Namaz

31/05/2009 - 23:35 İmam Humeyni'den Gençlere Öğütler

10/05/2009 - 00:24 Gençlikten istifade edin

22/04/2009 - 10:24 İman

14/04/2009 - 14:50 İslamda anne ve babanın makamı

28/03/2009 - 16:41 Şeytanın Yarını Bitmez

26/02/2009 - 13:27 İmam Rıza (as)ın Şehadet Yıl Dönümü

11/02/2009 - 15:55 İmam Hamenei'nin anıları

24/01/2009 - 09:40 Onurlu Olmanın Farkı

16/01/2009 - 19:54 Kurandaki Akrabalık İlişkisi.

09/01/2009 - 21:29 Dengeli Hayat

31/12/2008 - 18:22 Dünyanın Öteki Yüzü

19/12/2008 - 21:44 Günaha Düşmemek İçin.

13/12/2008 - 14:01 Akıllı olmak yada olmamak

02/12/2008 - 16:08 Hz Ali'nin gençlere yönelik tavsiyesi

27/11/2008 - 16:32 Kişiliğinizin Esiri Olmayın

21/11/2008 - 14:15 Çürük Ameller

17/11/2008 - 19:02 Modern Hayat Ve Stres

13/11/2008 - 15:24 Özgüven

07/11/2008 - 15:06 Günahların Etkileri

03/11/2008 - 13:31 Sinirlenmemek için...

29/10/2008 - 10:01 Öldükten Sonra.

24/10/2008 - 16:43 Kilit Günahlar

21/10/2008 - 15:19 Ya Rab

14/10/2008 - 17:09 Bilinç altınıza kazıyın

10/10/2008 - 13:46 ZENGİN olmak istiyorsanız, EVLENİN

06/10/2008 - 18:40 Gençlik ve Huzur 2

03/10/2008 - 10:10 Gençlik ve Huzur 1

24/09/2008 - 15:06 Kadir Gecesi

06/09/2008 - 00:30 Hz. Muhammedin Ramazan Aylarında Yaşadıkları.

31/08/2008 - 22:50 Dualar kabul olmuyorsa

26/08/2008 - 23:28 Dünyadan ahirete uzanan yol

24/08/2008 - 13:10 Ne Kadar O'na Benziyoruz?

01/08/2008 - 16:11 Kişisel ataleti yenmek: Sizi durduran ne?

25/07/2008 - 13:23 mutlu olmanı isterdi...

13/06/2008 - 13:38 Buna da şükür

25/05/2008 - 20:05 İnsan olmanın ölçüsü dert sahibi olabilmektir

04/05/2008 - 00:08 İslamda Anne Ve Babaya İyilik

16/04/2008 - 15:12 İbadetin Siması

03/03/2008 - 19:08 Niçin ve Nasıl Namaz Kılmalıyız

21/02/2008 - 14:40 ' Kulluk ' Yaratılışın Hedefi

22/01/2008 - 00:29 Muvaffak Olma Yolunun Tehlikeleri Ve Düşmanları

16/12/2007 - 21:43 Tövbe Ya da Yeniden Allah’a Dönü

18/11/2007 - 01:34 Allah ile Konuşmak

18/11/2007 - 00:21 Gülmenin İslam’daki Yeri

17/11/2007 - 00:05 Namazın Sonlarında Kimlere Selam Veriyoruz

17/11/2007 - 00:01 Namazda Huzur-u Kalp

16/11/2007 - 23:51 Kır Zincirlerini

18/05/2007 - 23:50 İnsani kemallere ulaşmanın kolay yolları

15/05/2007 - 21:53 İslam Gençliği Nasıl Olmalı

20/02/2007 - 00:47 Ergenlik devresindeki gençler

12/02/2007 - 21:10 Gençlerin yanlış yollara sapmaması için...

06/02/2007 - 12:31  Yeni evlilere öğütler

24/01/2007 - 23:06 Bir yumurta bile mutlu edebilir

24/01/2007 - 22:34 Anne Baba ve Ergenlik yaşındaki çocuklar

12/01/2007 - 01:48 İdeal hayat

10/01/2007 - 22:33 Evliliğin gençlerin ruh sağlığındaki rolü

20/12/2006 - 17:48 Kız ve erkeğin evlenmeden önce konuşmaları

28/11/2006 - 01:16 Sporun etkileri

27/11/2006 - 23:48 Spor

27/11/2006 - 23:14 Gençler ve tevhid

27/11/2006 - 22:50 Doğru ders çalışmanın ipuçları

27/11/2006 - 21:15 Büyüklere ve din kardeşlerimize saygı

27/11/2006 - 21:01 Gençlik ve anne-babaya saygı

27/11/2006 - 03:01 Gençler ve namaz

27/11/2006 - 02:57 Gençlerde cinsi sapıklıklar ve tedavisi

25/11/2006 - 23:10 Gençlik
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Halepçe Katliamı'nın 22.Yıldönümü/FOTO
Ümmetin Erkekleri Nerede?
Gates, İran İçin Suud Desteği Bekliyor/FOTO
Irak'ta Seçim Heyecanı/FOTO
Elazığ'da şiddetli deprem! FOTO
İran'da Nevruz Hazırlıkları/FOTO
İmam Hamenei'nin Vahdet Haftası Konuşması/FOTO
"Ümmetin Diğer Liderleri de Ahmedinejad Gibi Olsun"/FOTO
Filistin'in geleceği için Milli-İslami dayanışma konferansı Tahran'da başladı/FOTO
Gasıp İsrail'in kaderi, mağlubiyet ve yok oluştan başka bir şey olmayacak/FOTO

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Mescidi Aksa yıkılırsa dünya enkazı altında kalır
16/03/2010 - 11:21
Abdulkadir Özkan
Seyid Ali Gaemmagami
EDİTÖR
Selame Ahmed Selame
Nureddin Şirin
Hasan Karakaya
Sibel Eraslan
Abdulbari Atwan
İbrahim Karagül
Nazlı ılıcak
Mehmet Altan
Merziye Elektrik
Muhammed Sadık El Huseyni
Nuriye Akman
Ahmet Varol
Fikret Ertan
Y.Ziya T.Yılmaz
Hamit Turan
Nuray Mert
Bijan Necefi
Mehmet Nedim Aslan
Arzu Erdoğral
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

 
En Çok Okunanlar
ABD bırakıyor İran yakalıyor

İran sadece teknolojide lider değil

Ahmedinejad Kum ziyaretinde

Siyonistlerden Reklam Rezilliği

En Çok Yorumlananlar
ABD bırakıyor İran yakalıyor

İsrail köle ticareti mi yapıyor?

Ahmedinejad Kum ziyaretinde

İran sadece teknolojide lider değil

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

Civciv-1

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Tevessül Duası

Civciv-2

 

Zehranet.Com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. 
Tüm Hakları Saklıdır © 2009  İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama : Network