Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

AŞURA DESTANI 30/01/2007 / 22:05

Küfelilerin İhaneti

İmam Hüseyin’i (a.s) öylesine coşku, istek ve bağlılıkla davet eden Küfeliler, ne oldu da birden İmam’ı yalnız bıraktılar hatta İmam’ karşı savaşa bile giriştiler?

Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle iki soruya cevap vermemiz gerekmektedir:

Bir: Küfelilerin mektuplar yazarak İmamı davet etmelerinin nedeni ne idi?

İki: Übeydullah b. Ziyad, Küfe kıyamını bastırmak için hangi yollara başvurdu?

 

Küfelilerin İmamı Davet Nedeni

Küfelilerin İmam’a (a.s) mektup yazmaları, İmam’ın Mekke’ye yerleşmesiyle başladı (h: ramazan 60 ) ve fazlalık yönünden o kadardı ki tarihte bir benzeri görülmemişti. Bazen bir günde altı yüz mektup geliyordu ve mektupların toplamı on iki bini bulmuştu.[1]

Günümüze kadar ulaşan mektupları, gönderen ve imzalayanları incelediğimizde, değişik grupların farklı amaçlarla bu mektupları gönderdiklerini anlamaktayız.

Mektupları gönderenlerden bir grubu gerçekten Hz. Hüseyin’i (a.s) ,İmam kabul eden özel Şialardır örneğin; Süleyman b. Serd Hezai, Rufae b. Şidad ve Habip b. Mezahir gibileri.[2]

Bunlara karşın diğer bir grupsa; aslında Emevi taraftarları olanların gönderdikleri mektuplardır. İmam için savaşacak ordunun hazır olduğunu yazanlarda bunlardı, onlardan bazıları şunlardır; Şebis b. Rebi (sonradan İmam Hüseyin’in öldürülmesine şükür niyetiyle cami yaptırmıştır) [3] Heccar b. Ebcer (Aşura gününde düşmanın ordu komutanlarından biriydi ve İmama mektup gönderdiğini inkâr etti) Yezid b. Hari (O’da Aşura günü, İmama mektup gönderdiğini inkâr etti) Uzret b. Haris (ordunun süvari komutanıydı) Amr b. Haccac-i Zübeydi (Aşura günü beş yüz kişiyle İmamın Fırat suyuna ulaşmasını engelleyendir). İşte bu gibi kimseler, İmama en heyecanlı ve istekli mektupları yazan, ama sonrasında O’na kılıç çekenlerdir.

İmam Hüseyin’e (a.s) mektup yazan üçüncü bir grupsa, maddî hedefler peşinde olan halkın çoğunluydu. Bunlar rüzgârdaki çöp misali, menfaatleri ne tarafaysa o yöne doğru giden kimselerdi. Bu gibi bilinçsiz insanların her ne kadar güçleri olmasa da sayıca fazla olduklarından hedef için kullanılabilinirler.

Müslim’e biat eden on sekiz bin kişinin çoğu da bunlardan ibaretti, bunlar menfaatlerini tehlikede gördüklerinden (Übeydullah b. Ziyad'ın siyasetiyle) Müslim’i sokaklarda tek başına yalnız bırakmışlardı.

Bunlar doğal olarak ta ibn-i Ziyad'ın maddî vaatleriyle O’nun ordusuna katılmış ve Aşura günü her ne kadar İmam Hüseyin’i (a.s) Peygamberin (s.a.a) torunu, Hz. Ali’nin (a.s) evlâdı olduğu için sevseler de, gene de İmam’ın karşısına dikilmişlerdi. Önceleri Mecme b. Abdullah, İmama bunları kastederek şöyle demişti:

“Halkın geleninin gönülleri seninle ama kılıçları sana karşıdır.”[4]

Bu açıklamadan sonra İmam Hüseyin’e (a.s) mektup yazanların hepsinin tek amacı ve hedefi olduğunu söyleyemeyiz. Herkes kendine özgü değişik sebep ve beklentilerden dolayı mektup yazarak, İmamı davet etmişti. O sebepleri şöyle sıralıya biliriz:

1- Habip b. Mezahir gibi bir grup gerçek Şialar, devlet kurup yönetme hakkının sadece İmamlara özel olduğunu ve Emevi saltanatının yıkılması gerekilen zalim bir rejim olduğunu bildiklerinden, hakkı sahibine vermek için mektup yazmışlardı. Bu bilinçle mektup yazanlar çok azdı.

2- Özellikle orta yaşlı ve yaşlılar, Hz. Ali’nin (a.s) adalet hükümetini ve ondan sonra yirmi yıl boyunca da Emevilerin zülüm dolu saltanatını görmüşlerdi. Bunlar yeniden Hz. Ali’nin (a.s) evlâdıyla eski günlere dönmek, adaletli bir devletin kurulmasıyla, Emeviler zulmünden kurtulmak için İmama mektup yazdılar.

3- Bazıları da, Küfe’nin Şam yerine başkent olması için bir önder peşindeydiler. Bunlara göre hem Küfelilerin sevgisine sahip ve hem de Şam hükümetini meşru bilmeyen sadece Hz. Hüseyin idi, bu yüzden İmamı Küfeye davet ettiler.

4- Bazı kabile reisleri de, kendi makamlarını korumak peşindeydiler, herkesin İmama mektuplar yazıp onu davet ettiğini gördüklerinde, yakın bir zamanda Hz. Hüseyin’in devleti kuracağına kesin gözüyle bakıyorlardı. İmamın hükümetinde de, kendi makam ve etkinliklerini kaybetmemek için bunlarda mektup yazdı.

6- Halkın çoğu ise; baktılar herkes heyecanla mektup yazıyor, toplumun akışına uymak için, bilinçsizce bunlarda yazdılar.

 

Küfe Halkının Bastırılışı

 Küfelilerin İmama ihanet ediş nedenini bilmemiz için, ikinci olarak ibn-i Ziyad’ın Küfe kıyamını nasıl bastırdığını bilmemiz gerekir. İbn-i Ziyad'ın Küfe'ye vali olarak gelmesiyle kabile reisleri ve Emevi taraftarları hemen yanına giderek durumu tüm ayrıntılarıyla anlatmaya başladılar. Zaten ibn-i Ziyad, gelir gelmez Küfelilerin İmam Hüseyin’i ne kadar çok sevip, ona destek olmak için hazır olduklarını görmüştü, çünkü şehre girerken siyah bir emmameyle, yüzü örtülü olarak geldi. Halkta onu İmam Hüseyin (a.s) zannedip coşkuyla etrafına toplandı.

 Halkın bu coşkusunu gördüğünden, biran önce esaslı tedbirler almaya başladı, kendi siyasî tecrübelerini ve yandaşlarının görüşleriyle, ne pahasına olursa olsun bu hareketi bastırmalıydı. Bunun içinde psikolojik, sosyolojik ve ekonomik yollara başvurdu.

 

Bir: Psikolojik Tedbirler

İbn-i Ziyad, Küfeye gelir gelmez bu tedbiri uygulamaya başladı, bu tedbir tehdit ve teşvik etrafında dönüyordu. Küfelilere hitaben camide yaptığı ilk konuşmada emrine uyanlara karşı şefkatli bir baba gibi davranacağını söyledi, kendisine itaat etmeyenlere de kılıcını ve kırbacını gösterdi.[5]

Özelliklede halka, Şam’dan büyük bir ordunun onları bastırmak için yola çıktığı haberini yayması, kalplere büyük bir korku saldı. Küfeliler en son İmam Hasan’ın (a.s) döneminde Şamlılarla savaşmışlardı ve o zamandan beri onlardan çok korkmaktaydılar. Gözlerinde çok büyüttükleri Şam ordusuna karşı, hiçbir şekilde direnme güçleri yoktu. Bu haber kadınlar arasında da yayıldı; kadınlar gelerek eşlerini, kardeşlerini ve akrabalarını Müslim’in etrafından alarak evlerine götürüyorlardı.

Sonuçta ibn-i Ziyad'ın bu psikolojik siyaseti çok etkili oldu. Öyle ki Müslim, gündüz dört bin askeriyle ibn-i Ziyad'ın sarayını basmıştı ve nerdeyse şehri tamamen ele geçirecekti, ama akşam olunca bu haberlerin yayılması nedeniyle etrafında bir kişi dahi kalmamıştı. Daha sabah binlerce insanın biat ettiği, söz verdiği insan akşam olunca sokakta yalnız başınaydı, bir kişi bile onu evine almamıştı.[6]

 

İki:  Sosyolojik Tedbirler

O dönemde kabilecilik sistemi Küfe’de önemini korumaktaydı ve kabile reisleri toplumsal meselelerde, siyasî olaylarda en fazla etkin faktörlerdi. Önceden de belirttiğimiz gibi kabile reisleri ve kabilenin ileri gelenleri İmam Hüseyin’e mektup yazarak davet etmiş, Müslim gelince de ona biat etmişlerdi.

İbni Ziyad bunları nasıl ele geçireceğini çok iyi biliyordu, bunlarda makam ve mevkilerini korumak için hemen Müslim’den ayrılıp, ibni Ziyad’a bağlandılar. Ayrıca yapmış olduğu tehditler ve vermiş olduğu büyük miktarda rüşvetler kabile reislerinin, İmama düşman olup, kendisine katılmasına yetti. Küfe’den yeni gelip İmam Hüseyin’e ulaşan ve Küfe’nin durumunu çok iyi bilen Mücteme b. Abdullah, İmam’a şöyle haber vermişti:

“Küfenin ileri gelenlerine büyük paralar verildi, ambarları arpa ve buğdayla dolduruldu, onlarda artık seni istememekte ve arkanda durmamaktalar, hepsi sana karşı cephe almış durumda.”[7]

Toplumda etkili olan ikinci grupsa “urefa” denilen devletle halka arasındaki memurlardı, ibn-i Ziyad bunlardan da istediği gibi faydalandı. Bunların görevi kontrolleri altındaki ailelerin fertleriyle birlikte isimleri yazmak, yeni doğanları kaydedip, ölenleri silmekti, sonrasında belli bir maaş verilmekteydi. Bunların elinin altında bazen yirmi bazen de yüzden fazla kişi bulunmaktaydı. Bunların konumu normal durumlarda fazla önemli değildi ama olağanüstü durumlarda devlet veya vali bunlardan ayaklananların isimlerini alabilmekteydi.[8]

İbn-i Ziyad Küfe’ye gelir gelmez hemen bu güçten de yaralanmaya başladı, bunu da büyük ihtimalle eski Küfe valisi olan babasından öğrenmişti. O camide yaptığı konuşmadan sonra saraya gelerek hemen urefanın hemen huzurunda toplanmasını emretti ve onlara şöyle dedi:

“Sizler dosyalarınızda bulunan ve Emir'el Müminin Yezid’e karşı gelip, baş kaldıranların isimlerini çıkarıp bana bildirin. Toplumda kargaşa çıkarmak isteyen herkesin isimlerini istiyorum. Bu emrime itaat edenlerle işim olmaz ama uymayanlar dosyalarındaki isimlerden sorumludurlar. Biri bulunursa, ona hiçbir güven kalmayacaktır, malı da, kanıda bize helâldir artık. Kim Emir'el Müminin'e (Yezid) karşıysa O evinin kapısına asılacaktır.”[9]

Uygulanan bu tedbir ve siyaset Müslim’in Küfe’de yalnız kalıp, herkesin kıyamdan vazgeçmesinin en büyük nedenlerinden birisiydi, zira bu memurlar ibn-i Ziyad'ın tehditlerini ciddîye alarak hemen kendi listesindekileri kontrol etmeye başladılar.

 

Üç: Ekonomik Tedbirler

O zamanda halkın en önemli geliri, devletten aldıkları maaş ve erzak yardımıydı, bu ise sadece İran’la savaş başladığı zaman, savaşmayı taahhüt edenlere verilmekteydi. Bu yüzden Arap halkı çok tembel alışmışlardı, hiçbir iş yapmadan oturmaktaydılar, tek tük kimse çiftçilik, ticaret, zanaatla uğraşmaktaydı. Öyle ki Araplar bir iş yapmayı kendi gururlarına yediremiyorlardı.

Belli olduğu gibi bu ekonomik düzen halkı tamamen devlete bağımlı yapmıştı, baskıcı hükümetlerde bundan istedikleri gibi yararlanmakta idiler. ibn-i Ziyad tüm muhaliflere, yapılan yardımların kesileceğini hatta akrabalarına bile bundan sonra devletten hiçbir şey verilmeyeceğini ilân etti. Bu yüzden herkes muhalif olanları da vazgeçirmeye başladılar.

İbn-i Ziyad Küfe’ye yeni geldiğinde, Müslim kendisine biat edenlerle sarayı muhasara etmişti, o esnada ibni Ziyad konuşma yaparak dağılmaları halinde devlet yardımlarını kat kat arttıracağını, aksi takdirde kimseye bir şey vermeyeceği tehdidinde bulundu, bu da anında etkisini gösterdi.

İbn-i Ziyad bu ekonomik siyasetiyle; düne kadar İmamı çağırıp ona biat eden halkı bir anda İmama karşı silâhlandırdı. Halka orduya katılması halinde büyük mükâfatlar vereceğini söyledi, herkeste icabet etti, öyle ki Küfe’den gönülde İmamı seven ama para için onunla savaşmak üzere otuz bin asker toplandı.[10]

İmam Hüseyin (a.s) dün kendisini davet edenlerin, bugün karşısında olmalarının bunu bilmekteydi, Aşura gününde onlara şöyle buyurdu:

“Haram malları aldınız, karınlarınızı haramla doldurdunuz ve böylece kalpleriniz mühürlendi, şimdi de benle savaşmaya gelmişsiniz, sözümü dinlemiyorsunuz bile…”[11]

 




[1] Bihar’ül Envar, c:44 s:344.

[2] Vaket’ut Tif, s:90/91.

[3] Tarih-i Taberi, c:6,s:22.

[4] A.g.e, c:4,s:306.

[5]Veket’ut Tif, s:110 (Emrime itaat edenlere bir baba gibi davranacağım ,ama sözümden çıkıp, bana karşı gelenlere de kılıcım ve kırbacımla…)

[6] Veket’ut Tif, s:125/126.

[7] Aynı, s: 174.

[8] El-Hayat’ül İçtimaiye vel İktisadiye fil Küfe, s:49.

[9] Tarih-i Taberi, c:4,s:267.

[10] Hayat’ül İmam el-Hüseyin, c:2,s:453.

[11] Bihar’ül Envar, c:45,s:8.

 

ZEHRANET

Bu yazı 1456 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Henüz Yorum Yapılmamış

Kategorideki Diğer Haberler

05/03/2010 - 12:33 Şehid Kızı Zehran'nın İbretlik Öyküsü

26/12/2009 - 09:47 Şehitlerin baş tacı, imam Hüseyin (a.s)

26/12/2009 - 08:29 Aşura Ziyareti

08/02/2009 - 22:25 İmam Hüseyin’in kırkı (erbain)

06/01/2009 - 12:48 Şehitler efendisi imam Hüseyn'in (as) şehadeti (2)

05/01/2009 - 20:26 Şehitler efendisi imam Hüseyn'in (as) şehadeti (1)

05/01/2009 - 01:29 Hüseyni Kıyamın Sebepleri

01/01/2009 - 21:42 Kerbela Hadisesinin Siyah ve Beyaz Sayfaları

31/12/2008 - 14:11 Hüseyni kıyamın ahlaki boyutları

31/12/2008 - 12:21 Altı Aylık Şehit

31/12/2008 - 12:13 Alemdar

31/12/2008 - 12:05 Kardeş Yadigarı

18/01/2008 - 22:06 Hz Zeyneb'ib Küfe'deki hitabesi

10/02/2007 - 20:43 Ehl-i Sünnet Aliminin İmam ve İnkılap'la ilgili yaptığı konuşma

04/02/2007 - 20:02 Kerbela'da kadınların konumu

31/01/2007 - 02:14 İmam Hüseyin şehid olacağını biliyordu

31/01/2007 - 01:54 Yezidi hakimiyetin tehlikeleri

31/01/2007 - 01:41 İmam (a.s) ın Yezid'e biat etmeme sebebi

30/01/2007 - 22:28 İmam Hüseyn'in yaranları

30/01/2007 - 22:05 Küfelilerin İhaneti

29/01/2007 - 16:36 Kerbela'dan gelen mektup

24/01/2007 - 23:45 Niçin İmam Hüseyin tam  haccını yarıda keserek Mekke’den ayrıldı?

24/01/2007 - 23:30 İmam Hüseyin  niçin ilk olarak Mekke’ye gitmeyi tercih etti?

24/01/2007 - 01:28 İmam Hüseyn (a.s) kıyamını niçin Medine'de başlatmadı?

24/01/2007 - 01:14 Niçin İmam Hüseyin (a.s)ın Muaviye döneminde kıyam etmedi?
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Cami bombalama haberinin detayları/FOTO
CIA Tarafından Kaçırılan Amiri Yaşadıklarını Anlattı/FOTO
Gazze'de 117 öğrenci Kur'an'ı bir ayda ezberledi/FOTO
İran'dan ilk insan görünümlü robot/FOTO
Hz. Ali’nin dünyaya gelmesi için Kabe’nin yarılması ebedi mucizedir/FOTO
Şehidlerimiz İçin Coşkulu Anma Gecesi (Foto-Video)
GAZZE ŞEHİDLERİYLE ULUSLAR ARASI DAYANIŞMA
Mavi Marmara şehitlerine ithaf - Klip
Mavi Marmara’dan kaçırılan son görüntüler(VİDEO)
Sadece Türkiye ve Brezilya reddetti(VİDEO)

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Terazinin bir kefesine Fadlallah’ı koyalım…
10/07/2010 - 12:10
Mehmet Göktaş
Furkan TORLAK
Ahmet Varol
İbrahim Karagül
Hakan Albayrak
Abdurrahman Dilipak
Fehmi Koru
Ali Bulaç
Arzu Erdoğral
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

Civciv-1

Tevessül Duası

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Civciv-2