Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

TESETTÜR & İFFET 15/05/2007 / 22:10

Tesettür ve Özgürlük

Gazeteciler ve yazarlar her gün yeni bir makaleyle hicabın kadın için sınırlandırma, hapis, kadının zaafının ve kuşatılmasının göstergesi olduğunu yazmaktalar
 

Özellikle günümüz batı medyası İslami hicap aleyhine yoğun bir çalışma içerisindedir. Her gün televizyonlarda fakir ülkelerin örtülü kadınlarını göstererek bunların tüm özgürlüklerinin ve en doğal kadın haklarının ellerinden alındığı haberlerini yapmaktadırlar. Yani sözde İslam dini yüzünden kadınlar eve hapisler, tüm sosyal faaliyetlerden mahrumlar ve tesettürleriyle büyük bir baskının içerisindeler.

 

Gazeteciler ve yazarlar her gün yeni bir makaleyle hicabın kadın için sınırlandırma, hapis, kadının zaafının ve kuşatılmasının göstergesi olduğunu yazmaktalar. Onlara göre kadını hicaplı olmaya zorlamak, onun özgürlük hakkını tanımamak ve insanlık değerine yapılan bir hakarettir. Başka bir deyimle tesettür kadına yapılan apaçık bir zulümdür.

 

Hâlbuki gerçek kesinlikle böyle değildir; hicap özgürlüğün elden alınması değildir aksine kadını esaretlerden kurtaran ve onu tam anlamıyla özgür kılandır. Bunu ispatlamak ve yukarıdaki şüphenin de ne kadar yanlış olduğunu anlamak için öncelikle kurana göre hicabın açıklamasını yapmamız gerekir.

 

Kurana göre kadın şunun çok iyi bir şekilde farkına varmalıdır: kadının hicabı ne kocanın hakkıdır ve nede bizzat kadının kendisinin, hicap ilahi bir haktır. Dolayısıyla erkek “ben karımın açık olmasına razıyım” diyemez, ailenin de böyle bir hakkı yoktur, aile “biz açık olunmasını istiyoruz” diyerek meseleye bakamaz. Kadının saygınlığı, ne kadına özgüdür, ne kocanın malıdır ve nede erkek kardeşin tekelindedir. Bütün bunlar hicapsızlığa hoşnut olsalar dahi Kuran hoşnut olmayacaktır, zira kadının saygınlığı Allah’ın bir hakkı olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Yüce Allah kadını, sevgi öğretmeni, şefkat eğitmeni ve ilahi aşkın mesajcısı olsun diye bu özelliklere göre yaratmıştır. Eğer günümüz batı medeniyetinde olduğu gibi bir toplumda kadın, bu yüce hedefleri bir kenara bırakarak şehvetin sembolü ve kapitalistlerin maddi menfaatlerinin bir aracı olursa, o toplumda sevgi ve aile adına hiçbir şey kalmayacaktır. Demek ki kadının ismeti Allah’ın hakkıdır ve hiç kimseyle bir alakası yoktur.

 

Kurana göre kadın Allah’ın hakkının eminidir, yani yüce Allah kendi hakkı olan bu makamı ve onuru kadına vermiştir, şöyle buyuruyor: “benim hakkımı emanet olarak sen koru.” Kuran’ın hükümlerinin hâkim olduğu toplum şefkat ve sevgi toplumudur, bunun sırrı da toplumun yarısını, şefkat ve sevgi öğretmenlerinin üstlenmesidir. Onlar İslami hicaba dikkat eden mümin kadınlardır. Kuran hicabın felsefesini şöyle açıklamaktadır: “Onların tanınması ve incitilmemesi için en uygun olan budur.” (Ahzap–59)

 

Hicabın kadın için kısıtlama değil de aksine onun özgürlük kaynağı olduğunu birde sosyal açıdan ele alalım.

Öncelikle İslam dini kadını eve asla hapsetmemektedir, erkekler için belirlemiş olduğu tüm hükümler kadın içinde geçerlidir. İslam’a göre kadın sosyal olmalı, toplumun önemli kararlarında etkin rol oynamalı, siyasal faaliyetlere katılmalı, bilgisini çoğaltıp, kültürel yönden sürekli kendisini geliştirmelidir. Fakat Allah’ın kadın için en fazla önem verdiği mesele kadının saygınlığıdır. Kadın toplumdaki faaliyetleriyle saygınlığını asla zedeleyemez. Genel olarak kadınların tarihte etkin bir rol oynamasını üç kısma ayırabiliriz.

 

Bir: Bazı toplumlarda kadınlar bir hazine gibi değerlidirler, ama toplumu yönlendirme, yönetme ve karar hususunda hiçbir rolleri bulunmamaktadır. Kadın sadece değerli bir eşyadır, fakat bir şahsiyet değildir. Erkek için çok değerli olduğundan, sürekli belli sınırlar içerisinde tutulmaktadır, böyle toplumları oluşturan tamamen erkektir.

 

İki: Bazı toplumlarda ise; kadın “eşya” değildir kendisi için bir şahsiyet kazanmıştır, toplumsal olmuş toplu iradede etkin bir rol oynamaya başlamıştır, ama bu seferde değerli olma özelliğini kaybetmiştir. Kadın her yer de olduğu için değerini kaybetmiş, sıradan ve değersiz bir hal almıştır. Bilgi, kararlılık, güç, kariyer, değişik işleri yapabilme kabiliyeti v.b özellikler ona şahsiyet kazandırmıştır, fakat diğer taraftan artık erkeğin gözündeki değerli, paha biçilmez bir hazine olma özelliği yok olmuştur. Kadının doğasında erkek için önemli olmak vardır, eğer erkeğin gözünden düşecek olursa bu onun yıkımı demektir. Bu toplumu her ne kadar kadın ve erkek beraber oluşturmuşsa da, kadın erkek için ucuz bir eşya gibidir. Hiçbir erkeğin gözünde saygın, kıymetli ve onurlu bir konuma sahip değildir.

 

Üç: İslam’ın toplumsal sistemine göre ise; kadın hem değerli, hem de üstün şahsi özellikleri kendisinde toplayan olmalıdır. Birinci grup değer verdi, ama şahsiyet vermedi, ikinci grup şahsiyet verdi ama değerini yok etti. İslam her ikisini de kadına sunmaktadır. Kadın bir taraftan kemalleri kendisinde toplamalı örneğin; bilgi, hüner, güçlü irade, korkusuzluk, yaratıcılık, manevi boyut v.b ruhi ve cismi kemallere sahip olmalıdır. Fakat diğer taraftan da müptezel, ela ayağa düşmüş olmamalıdır.

 

Kuran’ı Kerim, kadınlara şöyle değer vermiştir:  Âdem’le beraber Havva’ya da ağaca yaklaşmamasını buyurmuştur, Sara’da Hz. İbrahim gibi melekleri görmekteydi, Meryem’e cennetten özel yiyecekler geliyordu ve Fatıma, Kevser ( çok fazla hayırlı) olarak adlandırılmıştır.

İnsanlık tarihinde en örnek kadını, Hz. Fatıma’dır. O Peygamberin ev işlerini yapmasını istemesine sevinmekte, ama yeri geldiğinde de tüm tarihin kaderini etkileyecek, dünyanın en bilgin insanlarının bile yapamayacağı türde bir konuşmayı camide yapmaktadır. Fakat konuşmasını erkeklerin önüne çıkmadan, perdenin arkasında yapmıştır. Böylece hem kendisinin kadınlık sınırlarını korumakta ve hem de toplumsal olaylara duyarsız kalmamaktadır.

 

Bu saygınlığın korunması için İslam’daki hicap; kadının toplumda çalışırken yabancı erkeklerle bir arada olma ve karşılaşmalarında giydiği elbiselerde özel bir ölçüye uymasıdır. Bu ölçülere uymak kadının özgürlüğünün elinden alınarak eve hapsedilmesi olarak algılanmamalıdır, kadının saygınlığının ve kötü niyetli insanlardan korunması içindir.

 

Kadın İslam’ın belirlediği kadarıyla örtülü olması, onun onurunun ve saygınlığının artmasına neden olur, çünkü bu durum onu ahlak yoksunu ve kaba kişilerin saldırısından korur. Kadının onurlu ve özgür olması; dışarıda kontrollü ve ağır başlı olmasına bağlıdır. Davranış ve giyim tarzında kışkırtıcılığa yol açabilecek ve erkeği kendisine çekecek tavırlarda bulunmamaya; çekici elbise giymekten yolda cilveli yürümekten, fark edilmek için konuşmasına uyumlu bir hava vermekten kaçınması gerekmektedir.

 

Acaba kadının değeri buna karşımıdır? Sade bir şekilde sessizce toplumda çalışmalarda bulunsa, dikkatleri dağıtmasa, dikkat çekici bakışlarla erkekleri kendisine doğru çekmese, bu kadının değerine aykırımıdır? Kadın tesettürüyle şehvetin değil de, sevginin sembolü olsa bu birey özgürlüğü ilkesine karşı yapılmış bir eylem midir?

 

Hicap hem kadının kendisini özgür kılmakta ve hem de erkekleri şehvetin esiri olmaktan kurtarmakta.

Evet, hicapsızlık sonucu sözde özgür olan kadın ekonomik, sosyal ve kültürel alanda aktif konuma gelmiştir, fakat karşılığında toplumun ahlakını bozmuş, aile kurumunu yıkmış, erkeklerin eşlerinden soğumasına sebebiyet vermiş, sevgi ortamın da gelecek için iyi nesiller yetiştirememiş velhasıl kadınlık hedefinden ve saygınlığından uzaklaşmıştır. İslam kadının kendisini bu kadar aşağı düşürmesini asla istemez.

 

Bulunduğumuz çağa kadar, bütün toplum ve medeniyetlerde kadınlara en büyük zulüm erkekler tarafından yapılmıştı, oysa şimdi kadınlara en büyük zulüm hemcinsleri olan kadınlar tarafından yapılmaktadır. Niçin boşanmalar, ahlaksızlıklar ve aldatmalar bu kadar çoğalmış durumda, çünkü kadınlar süslenerek, güzelliklerini göstererek erkeklerin ilgisini çekmekte ve eşine karşı soğutmaktadır.

 

Ne kadar ilginçtir ki, hicap düşmanları hicabın toplumun yarısını devre dışı bıraktığını bahane ederek açıklığı savunmaktalar hâlbuki hicapsızlık bütün bireylerin iş gücünü felç etmektedir. Kadının işi dışarı çıkmak için zamanını ayna karşısında süslenerek geçirmek, erkeğin işi de göz gezdirmek ve kadınları tuzağa düşürmekten ibaret olmuştur.

 

Demek ki, zavallı hicap düşmanlarının iddia ettiği gibi, hicap kadının özgürlüğünün elinden alınması yahut kısıtlama değildir, aksine onu özgür olması ve toplumda kötü bakışlardan uzak rahat hareket etmesidir.

 

Günümüz Kapitalist, Emperyalist ve Seküler dünyası kadınların en değerlisine karşı başlatmış olduğu bu savaşta, mümin kadın ve genç kızların görevi, en doğal haklarını istemektir. Usanmadan, tüm zorluklara rağmen inancımızda sağlam durmalıyız, hüviyetimizi korumalı, batı medyasının maskesini düşürmeli, Allah’a kullukta kusur etmemeli, onun emirlerini ve en önemli emirlerinden biri olan hicabı uygulamalı, toplumun her aşamasında yer almalı ve sosyal faaliyetlerden geri kalmamalıyız. Onlar bizi toplumdan soyutlamak ve eve hapsetmek için bu yasakları koydular, hedeflerine ulaşmalarına izin vermemeliyiz. Tüm Müslüman kadınlar, sosyal yaşamın her alanında başörtüleriyle hazır olmalıdırlar.

 


Fatma Demir

Bu yazı 1893 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 5 Yorum Yapılmış

seda ulu 05-05-2008, 15:34:17
örtünme
Allah razı olsun böyle bir yazı düzenlediğiniz için. Artık öyle bişey olmuşki Medya örtünmeyi topluma gerici olarak aktarıyor.ülke yönetimini çekememekte pravakasyon siyaset amaçlı özgürlük diyip insanları sömürmeye çalışıyorlar. oysa zerre kadar mantık içermeyen bi döngünü .içerisindeler.
nurcan 11-03-2008, 18:06:55
bu güzel anlatıma ek olarak hanım bacılarıma şunu tavsiye etmek isterim.ayna karşısında umarsızca vakit harcamak yerine bol bol kitap okuyun.konusu ne olursa olsun okuyun.hiç olmazsa çocuk eğitimi,eş seçimi,ev ekonomisi vs. gibi bir kadına ömrü boyunca lazım olacak meseleleri öğrenin.yabancı film seyretmek yerine yabancı dil öğrenin.mutlaka gazete okuyun.böylesi itina ile düzenlenmiş siteleri ziyaret edin.emekçilerinden allah razı olsun.gününüzün nasıl geçtiğini anlamazsınız bile.ama hak sahiplerini de ihmal etmeyin.bekarsanız anne,baba,kardeş,evliyseniz eş ve çocuklar.yalnız ve yalnız eşiniz için geçin aynanın karşısına.zor olanı seçin.beğendirmek çok kolaydır.kalbe sahip olmak,hayran bıraktırmak ve unutulmamaksa emek ister...
harun arslan 21-12-2007, 16:08:27
ben bu BAŞÖRTÜSÜ



Ne demekmiş

“Yasak! ”

İşiniz mi kalmadı

Yapacak?



Ne diye karışırsınız

Saçımıza-başımıza,

Bizi oyuncağınız mı sandınız

Bakıp yaşımıza?



Sebebini anlatamayacağınız

Çocukça bir devrin hevesinden

Karşınızdaki en güzel portreleri

Mahrum ettiniz çerçevesinden!



Kim demiş, ki:

“Başörtüsüydü o! ”

Başımızın -renk renk-

Süsüydü o!



Altında saçlarımız,

Arkadan, ne hoş sarkardı;

Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...

Kimimizde, su olup akardı!







Şu, bu nâmına “Yasak! ” demiş

Bulundunuz, tezelden;

Ne olurdu, anlasaydınız biraz da,

Güzellikten, güzelden!







Siz, bizden değilsiniz,

Tanımıyoruz hiç birinizi,

Çekin başımızdan

Ellerinizi!



Bir gericilik tutturmuşsunuz;

Gericilik değil, Türk'ün köy modasıdır bu...

Üstelik, ninemizin başımızda

Taşıdığımız hatırasıdır bu!



Dediniz: “Çıkacak başınızdan

Başörtünüz! ”

Alın -öyleyse- onunla

Yüzünüzü örtünüz!
yorumda en iyi şairlerimizden olan arif nihat asyanın bir şiirini dile getirmek istiyorum

Yorumların tamamı için tıklayınız.

Kategorideki Diğer Haberler

26/10/2009 - 15:33 Düşünce Aynasında Tesettür

28/03/2009 - 18:00 Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse…

10/01/2009 - 15:43 Neden Açıldılar? Neden Açılmadılar?

24/12/2008 - 23:16 Çeyrek Tesettür Gerçek Tesettüre Karşı ya da Başörtülü Çıplaklar

18/11/2008 - 16:34 Ünlüler Ve Örtünme Konusu

31/10/2008 - 11:06 Tarihteki Başörtüsü Yasağı.

24/10/2008 - 17:29 Hristiyanlıkta Örtünme.

16/10/2008 - 15:59 Yahudilikte Örtünme.

08/10/2008 - 14:21 Örtünmek ve fıtrat

24/07/2008 - 19:26 Bu Gözyaşlarının Sebebi Ne?

23/05/2008 - 19:26 Hicap ilahi bir haktır

03/03/2008 - 20:06 Japon Nakata Khaula'nın Örtü Hakkındaki Tecrübeleri

18/01/2008 - 16:39 Hicab Sorununun Gerçek Yüzü

17/01/2008 - 11:49 Hicap ve özgürlük ilkesi

15/05/2007 - 22:10 Tesettür ve Özgürlük

15/05/2007 - 22:07 Kapitalizmin, İslami Tesettürle Olan Mücadelesi

27/11/2006 - 20:40 İslami tesettür nasıl olmalı?

27/11/2006 - 20:35 İslam'da örtünme

25/11/2006 - 23:07 Genç kız ve hicap

16/11/2006 - 22:16 Kuran’ın Hicap Hakkındaki Görüşü

16/11/2006 - 22:27 İslam Dininde Örtünme
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Cami bombalama haberinin detayları/FOTO
CIA Tarafından Kaçırılan Amiri Yaşadıklarını Anlattı/FOTO
Gazze'de 117 öğrenci Kur'an'ı bir ayda ezberledi/FOTO
İran'dan ilk insan görünümlü robot/FOTO
Hz. Ali’nin dünyaya gelmesi için Kabe’nin yarılması ebedi mucizedir/FOTO
Şehidlerimiz İçin Coşkulu Anma Gecesi (Foto-Video)
GAZZE ŞEHİDLERİYLE ULUSLAR ARASI DAYANIŞMA
Mavi Marmara şehitlerine ithaf - Klip
Mavi Marmara’dan kaçırılan son görüntüler(VİDEO)
Sadece Türkiye ve Brezilya reddetti(VİDEO)

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Terazinin bir kefesine Fadlallah’ı koyalım…
10/07/2010 - 12:10
Mehmet Göktaş
Furkan TORLAK
Ahmet Varol
İbrahim Karagül
Hakan Albayrak
Abdurrahman Dilipak
Fehmi Koru
Ali Bulaç
Arzu Erdoğral
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

Civciv-1

Tevessül Duası

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Civciv-2